Etiket arşivi: doktor

Saç Ekimi – 160. Gün

Ekimden sonra 5 ay noktasını geçmiş bulunuyorum. Bir süredir saçımı uzatınca görüntünün nasıl olacağını merak edip kısaltmadığım için alttan yeni saç çıkışı gelip gelmediğini söylemek çok zor. Yalnız ekilen bazı greftlerin diplerinden ikinci ve üçüncü saçlar çıkıyor gibi gözüküyor. Bundan sonra saç yoğunluğunda artış olup olmadığını fotoğraftaki görünümle kıyaslayabileceğim.

Bu arada 152. gün itibari ile minoxidil kullanmayı bıraktım. 21. gün kullanmaya başlamıştım. Şok dökülmem erken başladığı için bunu azaltma konusunda pek fayda gördüğümü söyleyemeyeceğim. Kurtulanların hızlı uzamasını ve çabuk kalınlaşmasını sağlamış olabilir ama şok dökülmeye uğrayanların daha erken çıkmasını sağladığı konusunda şüphelerim var. Benim daha önce 2,5 yıl minoxidil kullandığımı düşünecek olursak, artık saç köklerimin duyarsızlaşması da etkinin çok az olmasına neden olmuş olabilir. Bu noktada tavsiyem minoxidili saç ekiminden sonra olabildiğince erken kullanmaya başlamak ve mümkünse köpük versiyonunu kullanmak olacak. Doktorunuz ne kadar erken kullanmanıza izin verirse o kadar erken başlayın ve şok dökülme sonuçlanana kadar kullanmaya devam edin. Daha sonra kullanmak gerekmeyebilir.





Aşağıdaki fotoğraflar sırasıyla flaşlı ve flaşsız çekimler:

160. Gün Önden Görünüş - FUE Day 160
160. Gün Önden Görünüş
160. Gün Önden Görünüş - FUE Day 160
160. Gün Önden Görünüş
160. Gün Üstten Görünüş - FUE Day 160
160. Gün Üstten Görünüş
160. Gün Üstten Görünüş - FUE Day 160
160. Gün Üstten Görünüş

Saç yoğunluğum ekime göre seyrek geliyor bana şu an. Sanki ekilenlerin yarısı ortada yok gibi duruyor. Beklentimin altında bir saç çıkışı var. 6. ayı bulmadan moralimi bozmak istemiyorum ama istediğimden seyrek kalacakmış gibi gözüküyor.

Benden tam 1 sene önce aynı doktora ekim yaptıran arkadaşım uzun süre sonra saçlarımı gördüğünde şu an için çok iyi olduğunu söyledi. Onun saçlarında yoğunlaşma 6. aydan sonra olmuş. Bekleyip göreceğiz.

160. Gün Yakından Görünüş - FUE Day 160
160. Gün Yakından Görünüş
160. Gün Yakından Görünüş - FUE Day 160
160. Gün Yakından Görünüş

Yakın çekimde aralarda bazı kısa ve ince teller görünüyor. Minoxidil’i bıraktıktan sonra bunların yeni ekim mi yoksa minoxidil’in uyandırdığı dökülmüş saçlar mı olduğu zamanla ortaya çıkacak.

Donör bölgede ise durum şöyle:

160. Gün Soldan Görünüş - FUE Day 160
160. Gün Soldan Görünüş
160. Gün Soldan Görünüş - FUE Day 160
160. Gün Soldan Görünüş
160. Gün Sağdan Görünüş - FUE Day 160
160. Gün Sağdan Görünüş
160. Gün Sağdan Görünüş - FUE Day 160
160. Gün Sağdan Görünüş

Donör bölgenin sağ tarafının sol tarafa göre daha seyrek olduğu dikkatli bakıldığında anlaşılabiliyor. O taraftan 700 civarı daha fazla greft alınmıştı.

160. Gün Arkadan Görünüş - FUE Day 160
160. Gün Arkadan Görünüş
160. Gün Arkadan Görünüş - FUE Day 160
160. Gün Arkadan Görünüş

Ensedeki yoğunluk ile ilgili sıkıntı gözükmüyor. Bu arada tepe bölgede yeni ekilen greftlerin saçları daha kalın oldukları için kendilerini belli ediyorlar. Burası beklentinin en az olduğu bölge. Yaklaşık 100 civarı greft ekilmişti. 30 kadarı sayılabiliyor.





Tepe bölgedeki uyuşukluk farkedilmeyecek kadar azaldı. Arasıra kaşıntı olmaya devam ediyor. Biotin, Aminexil ve Ketoconazole içeren 3 ayrı şampuan kullanıyorum. Günlük aldığım destekler: 1 adet yoğunlaştırılmış omega 3 kapsül (360 mg EPA, 240 mg DHA), 5 mg biotin, bazen c vitamini, bazen b12 içeren b vitamin kompleksi, arasıra multimineral tablet.

Saç Ekimi – 0. Gün

Saç ekimi için sabah 08:00’de hastanede olmam gerekiyordu.  Sabah uğraşmamak için banyomu yapıp, kelimi örtmesini umut ettiğim taşınacak greftlere dönüşecek paracıklarımı son kez sayıp yattım.  Ben yapamadım ama size uyanacağınız saatten en az 9-10 saat önce yatmanızı tavsiye ediyorum. Dinlenmiş olmaya çok ihtiyacınız olacak.

Hastane ile evimin arası yürüyerek bile yarım saat mesafede.  Randevu saatinden 1.5 saat önce kalktım. Sağlam bir kahvaltı ettim. Bu noktada sağlam derken tıka basa da doldurmayın mideleri. Sıkıntı yaratma ihtimali olan yiyeceklerden de uzak durun operasyon gününden önce ve o gün.

08:00’de hastaneye vardığımda doktorum beni bekliyordu. İki hemşiresini biraz daha bekledik. Onlar da geldikten sonra operasyonun yapılacağı odaya geçtik.

Saç Ekiminden 4 Gün Önce - FUE Day Minus 4
Saç Ekiminden 4 Gün Önce – FUE Day Minus 4 – Before FUE

İlk yapılan şey üzerinizde olan şeylerin çıkartılıp operasyon önlüğünüzün giydirilmesi oluyor.  Sonra saçlarınız kesilerek operasyona hazırlanıyor. Alın çizginiz belirleniyor. Alınması planlanan greftlere göre bir ekim planı oluşturuluyor. Benim durumumda ilk başta 4000 – 4500 adet greft aktarımı düşünülüyordu.

Daha sonra bir damar yolu açılıyor. Bunun nedeni operasyon sırasında enjekte edilecek ilaçlar yüzünden tansiyon düşmesi gibi bir durum yaşanması durumunda zaman kaybetmeden hızla müdahale edebilmek.  Operasyon sırasında o damar yolu zımbırtısını sağa sola dönerken bi yere takmamaya çalışmak en büyük çilem oldu. Takarsanız ne olur sorusunun cevabı muhtemelen etrafa biraz kan püskürmesi olabilir. Bir süre de mor bir elle gezebilirsiniz. Ölmezsiniz ama korkmayın 🙂 .

Herhangi bir alerjiniz ya da bir ilaca karşı hassasiyetiniz varsa bu noktadan önce mutlaka belirtmeniz gerekli. Sonra koltuğa yarı oturur pozisyonda uzanıyorsunuz ve hemşire en az acıyacak yerden ilk uyuşturucu iğneyi yapıyor. İlk iğneler kısa aralar verilerek yapılıyor. Mide bulantısı, baş dönmesi ya da göz kararması gibi bir sıkıntı hissederseniz hemen bölüp haber vermelisiniz. Ben bölmek zorunda kaldım. Canım belli bir şiddetin üzerinde yandığında midem bulanmaya başlar ve acı artarsa kusma refleksim çalışır. Midemin bulandığını söyledim. Durup ara verdiler, hemen tansiyon ölçüldü, biraz sol yanıma yatırdılar. Nedenini bildiğim için acıdan olduğunu söyledim. Biraz bekleyip, yavaşlayarak iğnelere devam ettiler.

İlk iğnelerden sonra uyuşup uyuşmadığı denenerek ek iğneler yapılıyor. Tamamen uyuşma sağlandıktan sonra sıra alım bölgesindeki kafa derinizin şişirilmesine geliyor. Evet, deri altına bir sıvı enjekte ederek kafa derinizi şişiriyorlar. Acı hissetmiyorsunuz ama şiştiğini çok rahat hissediyorsunuz. Panik olmayın, zamanla geçecek. Şu noktadan sonra kaçacak bir yer yok. Operasyon sırasında yaşayacağınız en zor bölüm bitti zaten. Şişirme bölümünden sonra 10-15 dakikalık bir ara veriliyor. Şişirme sıvısının içinde kanamayı azaltıcı ve uyuşturucu maddeler var. İçerikteki adrenalinin bir kısmı kanınıza da karışıyor. Ellerde ve vücutta titreme olması normal. Ama göz kararması, bulantı gibi bir sıkıntınız olursa haber verin. Bende ilk iğnelerin acısı, kafa derisinin şişirilmesinin verdiği psikolojik şaşkınlık ve biraz da adrenalin nedeniyle titreme oldu. Titreme artarsa ufak molalar verip sakinleşmeniz bekleniyor. Sabah düzgün bir kahvaltı ettiyseniz sorun olmayacaktır. Ama kan şekeriniz düşerse  ufak molalar isteyip bir şeyler atıştırabilirsiniz. Operasyonun uyuşturma ve şişirme bölümü benim için 09:30 civarında bitmişti.

Şişirme ve uyuşturma sonrası mola bitince durumunuz gözden geçiriliyor. Gerekli görülürse tansiyonunuza bakılıyor.  Biraz muhabbetten sonra uyuşma son kez kontrol edilip gerekli görülürse bir kaç iğne daha yapılıyor.  Enseme yakın bölgelerde uyuşma zorluğu olmuştu. Fazladan iğneler yemek zorunda kaldım. Bunun nedenine birazdan geleceğim.

Daha sonra benim gibi 5, 5V, 5A derecesinde olan keldaşlarımın kafasında örtü oluşturacak kadar greftin bir seansta alınmasını mümkün kılan mucize alet micromotor çalıştırıldı. Şu an tam hatırlayamıyorum ama kullanılan punch’ların 0,7-0,8mm civarında olması gerekiyor.

Micromotor ile alınacak greftin etrafında delik açılıyor. Sonra bu greftler bir aletle tek tek toplanıyor. İşin bu kısmında micromotorun zırıltı sesini ve dokunmasını hissediyorsunuz ama hiç acı yok. Ya da var mı?!

Evet, ense bölgemde uyuşması için fazladan iğne yememe gerek görülen bölgeler saç alımında ortaya çıktı. Kanamanın normalden fazla olduğunu farkeden hemşire en son ne zaman alkol aldığımı sordu. Operasyondan üç gün önce az miktarda almıştım. Bunu öğrenince en az bir hafta almamam gerektiğini bilip bilmediğini sordular. Doktorla konuşurken bu konu hiç açılmamıştı. Ben kendiliğimden alkolü operasyon öncesi normal seviyeme göre azaltmıştım. Hemşireler biraz endişelendi. Uyuşturulan bölgelerde bir süre sonra tekrar acı hissetme ihtimalim ve fazla kanama yüzünden operasyonun başarısının etkilenme ihtimali vardı. Yine de fazladan yediğim bir kaç iğnenin acısı ile olayı ucuz atlattım.  Bir önceki başlıkta da belirtmiştim. Operasyon öncesi ve sonrası alkolü bırakamayacaksanız bu işe hiç bulaşmayın.

Operasyon sırasında doktor fiziksel olarak hiç müdahalede bulunmadı. Muayenehanesi hemen yan odada olduğu için sık sık gelip işlemi gözledi. Saç alım, kanal açma ve ekim işlerini tamamen hemşireler gerçekleştirdi. İkisinin birlikte başka hastane ve kliniklerde ekim yaptığını öğrendim. Zaten bir tanesi tam bir sene önce arkadaşımın operasyonunda da bulunmuştu. Tecrübeli oldukları belli oluyordu. Doktorumun ise direk müdahalesi olmamasına rağmen geç saatlere kadar sürekli kontrol etmesi ve operasyon sonuna kadar hastaneden ayrılmaması rahatlatıcıydı.

Saç alımı kısaca şöyle özetlenebilir:

  • Micromotor ile greftin etrafı kesiliyor.
  • Başka bir aletle greft yerinden çıkartılıyor.
  • Greftler 1’li, 2’li, 3’lü, 4’lü saç teli içermesine göre kaplara ayrılıyor.
  • Greftler içinde besleyici bir sıvı olan, yaklaşık olarak 100’lü gruplar halinde kapların içinde toplanıyorlar.
  • Hemşirelerden biri micromotor ile çalışırken diğerleri greft topluyor ve kaplara yerleştiriyor.
  • Alım bölgesinin yarısına gelindiğinde bir ara sayma yapılıyor ve bölgenin iki yarısı arasında denge sağlanmaya çalışılıyor.
  • Planlanan greft sayısına ulaşıldığında alım bitiriliyor.

Bu noktada belirtmek istediğim bir konu var. Seçtiğim doktor ve hastane ile yapılan saç ekimleri belirli saatler arasında sıkıştırılmıyor. Örneğin sabahtan öğlene bir ekim, öğlenden sonra ikinci ekim yapılan yerler ya da bir ekim yapılsa da operasyonu akşam mesai bitimiyle sınırlandıran yerler olduğunu çeşitli forumlarda okudum. Daha önce saç ekimini bu hastanede yaptıran arkadaşımın da sonuçlarını bildiğim için greft saymak gibi saçma bir hareket içine girmedim. Saçma dememin nedeni şu, siz saydıktan sonra arkanızı dönüp ekime geçildiğinde,  bazı petrilerin operasyonu mesai bitimine yetiştirilmek için çöpe atıldığı yerlerden bahsediliyor.  Benim için tahmini saat 18:00’de biteceği düşünülen operasyon gecikmeye neden olacak bir aksaklık olmamasına rağmen tamamlandığında saat 21:00’i geçmişti. Ön hazırlık ve yemek molasının toplamda en fazla 2 saat olduğunu  düşünürsek bile durmadan çalışılan alım ve ekim süresi toplamda 9 saati aştı.

Bu ara bilgiden sonra ekim sürecine devam edelim. Saç alımı tamamlandıktan sonra ekim yapılacak bölgenin uyuşturulmasına sıra geliyor.  “İğneler” adlı korku filminin ikinci bölümü burada başlıyor. Ama ilk kısmı atlattıktan sonra bu bölgede yapılan iğneler daha acısız oluyor. En nihayetinde alım için çevre bölgeye yapılmış  iğneler ile az da olsa uyuşukluk yayılıyor. Yine alkol nedenli olduğunu tahmin ettiğim az uyuşan bir bölge oldu.

İşte böyle ızdıraplı anlarda yıllarca kellik yüzünden yaşadıklarınızı düşünün. Size isim takanları mı düşünürsünüz, kafanıza şaplak atan yavşakları mı düşünürsünüz, daha kişisel olayları mı düşünürsünüz orasını bilemem. Acıyı tüm bunların bitmesi için yaşadığınızın bilincinde olunca daha kolay alt edebiliyorsunuz.

İğnelerden sonra ekim bölgesi şişiriliyor. Sonra yavaşça ayağa kaldırılıyorsunuz. Tansiyon problemi olmazsa koruyucu takılıyor ve yemek molası veriliyor. Hastanede ekim yapılmasının bir faydası da hem yemekhane hem kantin imkanı oldu. Canınız çekmese bile bir şeyler yiyin. Gerekirse kendinizi zorlayın. Dönüşte yanınızda yoksa ya da kalmadıysa atıştıracak abur cubur alın. İlerleyen aşamalarda titremem arttığı için bir kaç kere bölüp çikolata tıkınmak zorunda kaldım. İhtiyaç hissetmiyorsanız bile tuvalete gidin. Ekim yapılacak bölgedeki hijyen saçların tutunabilmesi için daha önemli. Ekim başlamadan mutlaka mola verin. Ekim başladıktan sonra da mola verebilirsiniz ama hem hijyen hem de artık ekim başladığından bu bölgeyi bir yere vurma ihtimalini düşünerek, bunu ne kadar az yaparsanız daha iyi olur.

Ekim sırasında öncelikle saç çizginizdeki kanallar açılacak. En sık ekim yapılan bölge orası olacak. Arkaya doğru gidildikçe saçlar daha seyrek ekilecek. Yine de herkesin durumu farklı olabilir tabii ki.

Ekim bölgesindeki kanallar doldurulduğunda bir süpriz bizi bekliyordu. 17 dolu petri kabı daha vardı! Yaklaşık 1700 greft daha! Kanalları açan hemşire 4200 kanal açtığını söyledi! Bir süre bunun nasıl olduğunu çözemediler. Zaten operasyonun 19:00’u geçecek kadar uzadığı konuşuluyordu ve 2 saat kadar daha uzayacağı ortaya çıktı. Fazladan kanallar açıldı ve kalan greftler de en sonuncusuna kadar yeni yerine taşındı.

Sonuçta 5900 greft ekildiği gibi bir sonuç ortaya çıkıyordu. Petriler doldurulurken yaklaşık her gruba 10-15 tane fazla greft konulduğu konuşuldu. Bu yüzden 4200’ün geçilebileceği düşünüldü. Operasyon bitti denilip o petriler çöpe atılabilirdi. Tahmin edilen saate gelinmişti. Tek tek kafanızda kaç delik açıldığını saymanız zaten mümkün değil. İşte bu noktada güven konusu ortaya çıkıveriyor.  En kötü ihtimalle 4200 değil 3200 kanal açılıp yanlış sayılmış bile olsa 1700 greft daha olması 4900 gibi bir rakama ulaştırıyor sonucu. Alım bölgesinin daha yarısında 2700 greft sayılmıştı zaten. Diğer yarıdan daha az alındığını sonradan farkettim. Bunu sonraki başlıklarda değerlendireceğim. Benim matematiğim ilk yarıdan alınan adet yanlış sayılmadıysa bu rakamın 2 katına ulaşılmadığını söylüyor. Diğer yarıdan %30 az saç alınmış olduğunu düşünsek bile en nihayetinde 4000-4500 adet diye konuşulan rakam aşılmıştı. Sonuçları alım bölgesinde oluşacak seyrekliğin simetrisi ile birlikte en geç 240. gün başlığında tartışırız tabii ki..

Ekim sırasında açılan kanallarda olan kanamalar yüzünden sık sık bölgeye sprey ile serum sıkılılarak temizleme yapılıyor. Ekim tamamen bittikten sonra serum ile hem alım hem de ekim yapılan bölge iyice temizlendi. Alım bölgesine pansuman yapılıp bandaj takıldı ve ekim bölgesi açık bırakıldı. Sonra ayağa kaldırılıyorsunuz, kontrollü olarak biraz yürüyorsunuz, oturtuluyorsunuz ve gerekli görülürse tansiyon kontrol ediliyor. Bende arada bir titreme olduğu için tansiyon kontrolü operasyon sırasında hemen her saat başı yapıldı.

Kollarım ve boynum operasyon bittiğinde çok yorgun haldeydi. Benim seviyemde kel olan birinin operasyon sırasında bol bol açı değiştirmesi gerekebiliyor. Boynunuz ve kollarınız uygun açıları bulmaya çalışırken çok yoruluyor. Benim durumumda elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalıştığımdan ve operasyonun süresinin uzunluğu yüzünden tamamen halsiz kalmıştım.

Saat 21:30 olmuştu, doktorumla biraz sohbet ettik, operasyon sonrası fotoğraflarımı çekti. Kullanmam gereken antibiyotiği ve ağrı kesiciyi konuştuk. 3 gün sonrasına bandaj alımı ve ilk yıkama için randevulaştık. Taksi çağırdık. Bu arada başımı bir yerlere vurmama konusunda beni uyardı!

Taksi ile eve vardığımda saat 22:00’yi bulmuştu. O kadar yorucu ve çile dolu bir güne rağmen insan eve gülümseyerek dönüyor çünkü elinizden gelen, mümkün olan her şeyi yaptığınızı biliyorsunuz.

Eve geldikten sonra çektiğim fotoğraf:

FUE Day 0
0. Gün Önden Görünüş

Başı çarpma konusunu ciddiye almalısınız. Normalde ufak bir çarpmada bile refleksle aniden başınızı geri çekersiniz. Bu yaralanma riski ya da şiddetini azaltır. Ekim bölgesi uyuşuk olduğu için bu refleks bazılarında aylarca sürecek bir zaman diliminde çalışmayacaktır. Özellikle ilk 10 gün içinde saç ekim bölgesine alınacak bir darbe ciddi greft kayıplarına neden olabilir. Alım bölgesindeki uyuşukluk çok hızlı geçer. Bu bölge için çok risk yoktur ama ekim bölgesini gözünüz gibi korumalısınız. Sadece çarpma değil sürtme de greftleri yerinden oynatıp ya da çıkartıp öldürebilir. İlk 10 gün çok kritik ve en azından ilk bir ay en ufak bir sürtme ya da çarpmaya karşı sürekli tetikte olun.

Başı çarpma konusunu bu kadar ciddiye alma nedenlerimden en önemlisi, saç ektirme randevumu aldıktan sonraki gün, bir arkadaşımın henüz geçen ay içinde saç ektirdiği ve sonrasında başını çok ciddi bir şekilde yardığını öğrenmem oldu.

Saç ekimi bittikten sonra top size geçiyor. Bu noktadan sonra ben “kelim” demek yerine “keldim” diyebilmek istiyorsanız önünüzde ciddi bir koruma süreci olduğunu aklınızda bulundurun.

Henüz bitmedi. Doktorunuzun verdiği ilaçları almaya başlıyorsunuz. Şimdi taşınan greftleri korumak için uygun bir pozisyonda uyumanız gerekiyor. Tavsiyem gömlek giyerek uyumanız. Yatak başlarına dikkat edin, başınızı sürtmeyin. Uyurken dönmeyi engellemek için kollarınızı iki yandan yastık ile destekleyin. Uyurken bilinçsizce başınızı kaşımamak için gömleğinizin kol düğmelerini birbirine ya da ön düğmelere ilikleyerek yatın.

Sizinle açık konuşacağım. Bu şekilde uyumak mümkün değil..

Doktoru Seçmek

İlk saç ektiren arkadaşımın sonuçları rezaletti. Rusya’da ektirmişti ve tek bir tel bile saç çıkmamıştı kafasından. Ama bu çok yıllar öncesiydi ve teknik o zamandan çok daha ileri gitmişti.

Tanıdığım bir estetik cerrah vardı. Başarılı sonuçlar aldığını biliyordum ama maddi gücümün ötesinde maliyet ortaya çıkıyordu.

Bir başka arkadaşım tam bir sene önce başarılı bir operasyon geçirmişti. Saçlarının aldığı son hali görmüştük artık. Operasyonun yapıldığı hastane bana yakındı. İlk gün ve sonrasındaki kontrol, ilk yıkama vs işleri için eve yakın bir yer olması güzel bir şeydi. Operasyon fiyatı da makul gözüküyordu.

Uzun süre forumlarda yazılanları okudum. Birinin iyi dediği doktora bir başkası demediğini bırakmıyordu. Ekim maliyetlerinde uçurumlar vardı. Greft mi saç kökümü, kaç adet ekilmeli, kaç adet ekmek mümkün gibi konuların tartışmaları alıp başını yürümüştü.

Tüm bu kararsızlık ve cesaretsizlik içinde seçtiğim ay olan ekim de geçip gitmişti. Saç ekimi için sahip olduğum uygun zaman da daralıyordu. Sonra ani bir kararla arkadaşımın doktoruna gittim ve 2 hafta sonrasına gün aldım! İnternetten edindiğim bilgiler karmakarışıktı. Bu nedenle gözümün gördüğü örneği baz almalıydım ve öyle de yaptım. Geriye kalan gün saymak ve operasyona hazırlanmaktı!